| | Üretsiz Blog oluştur

SEVDALARIM

Ekonomi,siyaset ve sosyal konular

BLOGUMA HOŞGELDİNİZ

111
 

 
 
                  GELİN BİR ve BERABER OLALIM
 5000 yıllık tarihiyle, 1400 yıllık Türk-İslam Medeniyeti ile ve 82 yıllık Cumhuriyet birikimiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti, Avrupa ve Asya kıtalarının kesiştiği en tarihi ve stratejik bölgede yer almaktadır. Siyasi, ekonomik ve sosyal çatışmaların merkezinde ve hedefinde olduğu halde, tarihinden ve inancından aldığı güçle dimdik ayaktadır ve aynı zamanda tüm Türk-İslam dünyasının ve dünyanın mazlum milletlerinin son umududur.   Var olduğu günden bu yana Türk Milleti, kendisini yükselten ve yücelten tarihi misyonuna sahip çıktığı dönemlerde insanlığa adaleti ve insan haklarını doya doya yaşatmış, teknolojiyi ve medeniyeti öğretmiştir. 21. yüzyıl Ulusal Egemenlik kavramının değiştiği bir yüzyıldır. Nitekim küreselleşmenin ideologlarından John Naisbitt şu yaklaşımı sergiliyor:?Büyük şirketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek, daha iyi çalışabileceklerini görüyoruz. Aynı durum, ülkeler için de geçerlidir. Eğer dünyayı tek pazarlı bir dünya haline getireceksek, parçaları küçük olmalı??Asırlar boyu sinsi bir şekilde yürütülen siyasi,kültürel ve sosyal faaliyetlerin sonucunda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelen Milletimiz, verdiği İstiklal Savaşı neticesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kuvay-ı Milliye ruhu ile kendine dönmüş, bağımsızlığına kavuşmuş ve özgürlük mücadelesi veren milletlere örnek olmuştur.Atatürk, 1 Mart 1922?de yaptığı Meclis açılış konuşmasında şöyle diyordu: ?Her şeyden önce milli amacımız olan bağımsızlığımızı sağlamaya ulaşmaktan başka bir şey düşünemeyiz. Bu nedenle de bizce önemli olan mali gücümüzün, bu sonucu sağlamaya yeterli olup olmayacağıdır.   …Memleketimizin gelir kaynakları, milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Yoksunluklar içinde olsa da milli gücümüz, bugüne kadar olduğu gibi, dış devletlerden borç almadan memleketi yönetecek ve amacına ulaştırabilecektir.?

 

Mustafa Kemal, yeni kurulan devletin ?tam bağımsız? olabilmesi için ?ekonomik bağımsızlığın? şart olduğunu özellikle vurgulamış, kapitülasyonları kaldırmıştır. 1923′te İzmir’de İktisat Kongresi düzenleyerek Milli ekonomiyi canlandırmaya çalışmıştır. Kongrede, ?ulusal bağımsızlık ilkesi?nden kesinlikle vazgeçilmeyeceği ve bu ilke içinde kalkınmanın gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır.

 

Yani bağımsızlık ile kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi arasında direkt bir bağ vardır.

 

Devletimizin kurucusu Atatürk’ün döneminde, yani 1938′e kadar çeşitli sahalarda kalkınma plan ve projeleri uygulanmış ve çok büyük başarılar elde edilmiştir.

 

Bu dönemde kalkınmada uygulanan Milli Model ile ülkemiz Belçika?ya uçak ihraç edecek seviyeye ulaşmıştır. Fakat Atatürk’ten sonra ülke tekrar siyasi, kültürel, ekonomik vs. topyekün bir kuşatma altına alınmış; Batılı devletler, Mustafa Kemal döneminde hayata geçiremedikleri SEVR projesini AB ve IMF yoluyla gerçekleştirmeye başlamışlardır.

 

Uluslar arası şirketlerin devletimizin bütçesine yön verdiği IMF ve Dünya Bankası kıskacında ülkemizin kaynaklarının ve her türlü imkanlarının kullanıldığı, özelleştirmenin, KİT?lerin satışının, Uluslar arası Tahkim?in, tahdit kanunlarının ve AB?ye uyum adı altında çıkarların yasaların hayata geçirildiği bir süreçte Türkiye, hakikatte ?bu küçük parçalara ayrılma projesi?ni yaşamaktadır.

 

Ekonomik bağımsızlığın, devletlerin bağımsızlığında gün geçtikçe daha belirleyici bir esasa dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.

 

Anadolu topraklarının altında kefensiz yatan sayısız şüheda ecdadımızın kemiklerinin sızlatıldığından dolayı rahatsız olanlar ve uykuları kaçanlar bir daha düşünün.
Anadolu topraklarının içine saklanmış, ilahi kudret tarafından yerleştirilmiş olan eşsiz maden yataklarımızın,milli hazinelerimizin kapılarının; Müslüman Türk milletine kapatılmasından, bu milletlin ve bu vatanın düşmanlarına ardına kadar açılmasından ötürü rahatsız olup uykularını terk edenleri sağ duyulu olmaya davet ediyorum.

 

Yine bu eşsiz güzellikler ve özellikler taşıyan,cennet vatanımızın sahiplerinin, çilekeş vatandaşlarımızın emeklerinin ve alın terlerinin toplanıp haçlılara peşkeş çekilmesinden ötürü acı ile kıvranan vatanperverleri bir daha aklı selimle düşünmeye davet ediyorum.
Vatanperver vatandaşlarımızın vatan namustur satılmaz feryadına rağmen, vatan topraklarının altındaki madenleri ile birlikte, altındaki şehit mezarları ile birlikte ecnebilere satılmasından ötürü vicdan azabı çekenler,çaresizlik içinde kıvrananlar, vatan namustur satılmaz ilkesinde ısrar edenler,bir de Prof Dr. Haydar Baş beyi dinlemeye gayret edin.

 

Vatan için,bayrak için, sonraki nesillerin istiklalini temin için canlarını ve kanlarını sebil eden şehitlerimiz hakkında kelle ifadesini kullanmaktan utanmayanların,sıkılmayanların defterlerini dürmek isteyenleri BTP saflarına davet ediyorum.
Bebek katiline sayın diyerek ve şehitlerimize de kelle diyerek bütün bir milletimizin bağrında derin yaralar açtığı halde hala ortalarda yalancı doktor edasıyla dolaşanlara, sandık başında sayın baylar güle güle demek için Prof.Dr. Haydar Baş’ın liderliğinde dalgalanan BTP bayrağı altında toplanmaya davet ediyorum.
Minareler süngü kubbeler miğfer şeklinde şiir okuyarak kahraman olup milletin oylarını aldıktan sonra, altı buçuk yıllık iktidarı süresince misyonerlerin ve misyonerliğin önünü açanlara, dinler bahçesi adı altında kurdele kesenlere,haçlıların isteği doğrultusunda düzenlemelerle on binlerce kilise açanlara sandık başında hesap sormak isteyenleri saflarımıza davet ediyorum.
Bin yıldır bu topraklarda tevhid bayrağını dalgalandıran Müslüman Türk milletinin oyları ile iktidar koltuğuna oturduktan sonra,bu milletin inanç sistemi ile oynayanları,tevhid cümlesinden Muhammedürresulüllah kısmını silenleri,attıkları her adımla bu milleti haçlı limanına biraz daha yaklaştıranları yüksek sesle protesto etmek isteyenler,bu kötü gidişattan ötürü uykuları kaçanlar bize buyurun. Bebek katiline sayın şehitlerimize kelle denilmesinden rahatsız iseniz bize buyurun.
Vatan topraklarımızın bağrındaki şehit mezarları ile birlikte vatan düşmanlarına satılmasında ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.

 

Emeğimizin,alın terimizin,servet ve sermayemizin haçlı siyonist tefecilerin elinde heba edilmesinden ve ettirilmesinden dolayı vicdan azabı çekiyorsanız bize buyurun.
Ecdat yadigarı camilerimiz,medreselerimiz dökülürken bizim paramızla kiliselerin tamir ettirilmesinden ve hayırlı olsun denilerek hizmete açılmasından ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.

 

Müslüman Türk çocuklarının on iki yaşından önce Kur-an’la temasını yasaklayan yasa devam ettirildiği halde yine Müslüman Türk çocuklarının üç yaşından itibaren kiliselere,papazların kucağına taşınmasından rahatsız olanlar,uykusu kaçanlar bize buyurun.
AKP iktidarı altı buçuk yıldır AB ye girmek uğruna, onlardan gelen her talimatı milletimize dayattı,verilmedik taviz,satılmadık kurum bırakmadı, buna rağmen bir elli sene daha bekle talimatını aldı ve oturdu.AB nin ellinci yıl dönümü programına bile çağrılmadı.

 

AKP iktidarı teslimiyetçi ve tavizkar haliyle AB kapılarında kör topal yürümeye çalışırken,BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş,AB nin lokomotif ülkelerinden Almanya’da,tüm Avrupa üniversitelerinden gelen ilim adamlarına elini öptürdü.Tamamı profösör olan katılımcılar iki gün boyunca sayın Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli tezinin orjinalliğini,tüm ülkeler için bir çare bir çıkış formulü sunduğunu anlata anlata bitiremediler.

 

Daha mecliste dahi olmayan bir partinin lideri olarak Avrupanın ilim çevrelerine elini öptüren Haydar Baş’ın yarın iktidar olunca neler yapabileceğini varın siz hesap edin.
Anadolu topraklarını altında yatan yer altı zenginliklerini haçlı tefeciler değil,yabancı şirketler değil, yine bu ülkenin insanı Müslüman Türk milleti kullanmalıdır diyen, Vatandaşlık maaşı vadeden, Ev hanımlarına işçi statüsü kazandırıp emeklilik vadeden,
Sınavsız üniversite ve okuyan her çocuğa eğitim bursu vadeden,
Bekarlara faizsiz evlilik kredisi vadeden,
Devlet babadır ya vatandaşına iş bulur ya da aşını verir ilkesi doğrultusunda projeler geliştiren,
Köylü ve çiftçi gerçekten efendi olacak ve bizim iktidarımızda altın çağını yaşayacak diyen BTP iktidarında buluşmak üzere Saygılarımla ..
_________________
.                             TUNALIM...

 

 

 ”Düşmanlarınızı affedin bu bir büyüklüktür. Ama onları unutmak büyük bir aptallıktır. ” (J.f kennedy) 
Mehmet Tunabaş:BTP Biga İlçe Başkanı….  

 

MİLLETİMİZ HİZMETİN EN GÜZELİNİ GÖRECEK

Gencturk


DP Bursa Milletvekili Adayı Prof. Dr. Haydar Baş, milletimizin tamamına fevkalade bir hizmet getireceklerini, herkese iş ve aş temin edeceklerini, bu da yetmiyor vatandaşlık maaşını millete en güzel şekilde vereceklerini ifade ederek, "İnşallah bu oluş Türkiye’ye çok ciddi bir hizmet getirecektir" dedi.

ORTAK ÇAĞRIDA BULUNDUK

Referandumun hemen ardından CHP’ye çağrı yaptıklarını hatırlatan Demokrat Parti Bursa Milletvekili Adayı Prof. Dr. Haydar Baş, şunları kaydetti: "Bu çağrıda dedik ki, ’yüzde 42 oy alan ulusal bir kitle oluştu, bunu biz yüzde 45’lere 50’lere çekebiliriz. Başı çekin biz şimdiden milletin ittifakını temin edelim.’ Ama gördük ki Kemal Kılıçdaroğlu milletle bu işi yapmak yerine Avrupa’ya gitti, Amerika’ya gitti. Bizim sesimize, sözümüze hiç kulak asmadı. Ortaya koyduğu siyasetle de nokta diyebileceğimiz bir hareketle beraber fevri davranışlar içerisinde bulundu, bizim sesimize cevap vermedi. MHP’ye de biz bu durumu intikal ettirdik: ’CHP bu işi yapmadı, ortada korkunç bir gidişat var. Siz de söylüyorsunuz, gelin merkezde olun bu toparlamayı siz yapın.’ Onlar da iki gün beklediler ve ’hayır bu ittifak görüntüsü olur onun için bizde buna yanaşmayız’ dediler. Peki sen Meclis içindeki muhalefetinde ne yaptın Sayın Devlet Bahçeli kardeşim, onu söyle bana? Senin döneminde idam kararları hasır altı edilmedi mi? Tarım yasası, şeker yasası senin döneminde çıkmadı mı? Sen milletimizi işten, aştan mahrum etmedin mi? Deniliyor ki, ’bunu yaptığımız zaman tek başına değildik, o bakımdan muvaffak olamadık.’ Sen icraatın içinde makamın sahibiydin, ortaklarını ikna edemeyecek kadar bir oluşu kendinde bulamıyorsan niçin oraya ortak oldun? Söz dinletemiyorsan niçin orada devam ettin? Her ikisi de benim kanaati şahsiyem, söylenmesi mümkün olmayan görüşlerdir. Kısaca MHP rahmetli Türkeş’in vefatından sonra ciddi bir yenilik ortaya getirip milletimizi ne hayvancılıkta, ne tarımda, ne madencilikte, ne sanayide, ne iç politikada, ne dış politikada rahatlığa kavuşturamadı. Sadece terörü diline alan bir takım sözden ibaret sloganları ifade etmekle işi oyaladı durdu. Bence bu da terörü körükledi. Sen eğer bunun önlemini, çaresini bilemiyorsan o zaman senin muhalefetinden de bir şey olmaz. Oturduğun yerden küfretmek manasına gelir. MHP’nin de yaptığı icraat bu oldu. Bir de baktık benim aile maaşımı o da almış millete deklare ediyor. Madem öyle niçin benden alıp da söylüyorsun? Bizsiz bunların hiç bir şey yapması mümkün değil."

Demokrat Parti (DP) Bursa Milletvekili Adayı Prof. Dr. Haydar Baş, geldiğimiz noktada Türkiye’nin bölünmesinin konuşulduğunu ifade ederek, "NATO’nun ve BM’nin kurumlarında Türkiye’nin bölünmüş haritaları dağıtılıyor" dedi. Yeni anayasa ve başkanlık sistemi üzerine değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Eskiden bir duyum olarak ortaya çıkan bu sözler bugün gerçek olarak karşımızda duruyor. Şimdi böyle bir dönemde üniter yapının bozulmasından, federatif bir yapıya dönüştürülmesinden bahseden bir iktidar bulunmaktadır. Devletlerin nihai olarak varmak istedikleri en güzel sistem üniter yapıdır. Yani milletin ve devletin birlik ve beraberliğidir. Siz bunu böyle bir yapılanmada idare edemiyorsunuz, yok diyorsun ben bunu bölerek idare edeceğim. Sayın Başbakan geçenlerde başkanlık sistemini getireceğini bütün millete deklare etti. Güzel de Sayın Başbakanım sen bu söylemi hayata geçirirken, ortaya koyacak olduğun anayasayı niçin millete anlatmıyorsun? O anayasadan bu ülkenin üniter yapısının bozulmasına yol açacak kurallar çıkacağından, seçim sonrasında yapılacak olanlardan bir kelime bahsedilmiyor. Eğer bahsederse, bu durum seçimlerde çok ciddi bir oy kaybına sebep olacaktır. Dolayısıyla böyle bir dönemde Türkiye tarihinin en büyük cari açığını verdi. En büyük borçlanma bu dönemde yapıldı. Maliye Bakanı diyor ki, ’Biz büyümeyi en mükkemmel noktaya getirdik.’ Bu nasıl büyümek ki, iş yok, aş yok, iş yerleri kapanıyor. Sen bunun adına büyüme diyorsun. Masa başı rakamlarla milleti avutma ve aldatma var. Bunu gördük ve onun için de biz de böyle bir ittifakın zaruretini milletimiz gibi kabul ederek yola çıktık."

Beklenenin üzerinde bir netice alacağız

Demokrat Parti (DP) Bursa Milletvekili Adayı Prof. Dr. Haydar Baş, Demokrat Parti’nin 1950 yılından itibaren 10 yıl boyunca Türkiye’de demokrasi, insan hakları, sanayi, tarım ve madenciliği şaha kaldırdığını ifade etti. O dönemde Türkiye’de müthiş yatırımların yapıldığına işaret eden Prof. Dr. Baş, "AKP hükümeti döneminde satılan kamu kurum ve teşekküllerinin tamamına yakını Demokrat Parti ve onun yolunun devamı olan siyasi hareketlerin kurduğu tesislerdir" dedi. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Bugün de aynı yoldan çok daha modern bir tezle, Milli Ekonomi Modeli ile gidilerek, milletimizin tamamına fevkalade bir hizmet getireceğiz, herkese iş ve aş temin edeceğiz, bu da yetmiyor vatandaşlık maaşını millete en güzel şekilde vereceğiz, ailelere maaş vereceğiz. Bütün bunların planı ve projesi bizde var. Malum biz bunu 7 uluslararası kongre ile tüm dünyaya deklare ettik. Bizim tezimizin bazı bölümleri dünyanın bir çok ülkesinde uygulamaya geçmektedir. Hatta bizim projelerimizin neredeyse yüzde 30’a yakın bölümü bugün Rusya’da uygulamaya geçmiştir. Böyle bir projenin sahibi olarak Demokrat Parti, bana göre bu seçimde beklenenin üzerinde de büyük bir netice ortaya koyacağından zerre kadar tereddüdüm yok. Kadrolarına baktığımız zaman fevkalade deneyimli arkadaşlar var. Başta Genel Başkan Namık Kemal Zeybek Bey’in şahsiyeti ve etrafındaki deneyimli politikacılar olmak üzere genç ve enerjik arkadaşlarımız inşallah bu oluşta Türkiye’ye çok ciddi bir hizmet getirecektir."
TUNALIM...

http://www.btp.org.tr/index.php?sayfa=icsayfa&sirano=2280

ORTADOĞUDA 'BOP' KAZANI KAYNIYOR

Mısır'da Türk gazeteciler demir çubukla dövüldü


Son günlerde Tunus da Mısır da ve diğer ülkelerde meydana gelen halk hareketleri, isyanlar, sözde devrimler öyle lanse edilmeye çalışılıyor ki; gören duyan da dünyaya demokrasi ve özgürlük geliyor, krallar yıkıyor…
Kimileri de batının içerdeki kalelerinin yıkıldığını zannederek halk hareketlerinin başarıya ulaşması için dualar edip meydanlarda destek mitingleri yapıyor…
“Umut fakirin ekmeyi” diye bir tabir vardır. Yada “aç tavuk rüyasında mısır görürmüş” derler. Keşke bilinçli halk hareketleriyle sömürülen halkların mücadelesi ortaya konsa, yönetime halk hakim olsa, yıllardır zengin kaynakları olmasına rağmen fakir yaşayan Müslüman halk rahata kavuşsa, zulüm ve işkenceler sona erse…
Bunu vicdan sahibi herkes ister.
Ancak böyle bir sonucu, Ortadoğu ve Afrika’daki devletler üzerinde hesabı bulunan, asırlardır onların kanını emen küresel güçler asla ve asla istemez.
Hele de Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) sahibi ABD bunu hiç mi hiç istemez.
Şimdi bu görüşümüzü teyit etmek için geliniz hafızalarımızı yoklamaya çalışalım değerli dostlar:
11 Eylül saldırılarının hemen arkasından, ABD Devlet Başkanı Bush, Haçlı seferlerinin başlatıldığını ve daha sonra BOP isimli bir projenin devreye sokulduğunu açıklamıştı.
Daha sonra Büyük Ortadoğu Projesinin (BOP) amacı ABD’nin Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın 7.8.2003 Washington Post gazetesinde yayınlanan şu yazısıyla kamuoyuna duyurulmuştur : “Fas’tan Basra körfezine kadar Ortadoğu’da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceği bir dönüşüm projesidir”
ABD yönetimine sunulan bir raporda da; “İslam ve Müslümanlar, Batı demokrasisi değerlerine ve küresel düzene uyumlu hale getirilemezse, medeniyetler çatışmasının çıkabileceği” iddia ediliyor ve bu coğrafyanın denetim altına alınmasını temin edecek bir strateji öneriliyordu.
Hedeflenen bu stratejinin belli bir plan çerçevesinde uygulanabilmesi için o ülkelerde bulunan sivil toplum kuruluşları, AB ve ABD fonlarıyla beslenerek para ve fikir babalığını batılı küresel güçlerin ortaya koymasıyla sinsi bir plan başlatılmıştı.
Batılı küresel güçlerin talimat ve paralarıyla başlatılan halk hareketleri görünüşte halk devrimi gibi, demokrasinin zaferi gibi gösterilerek, gerçek maksat gizlenmeye çalışılmaktadır.
Evet, BOP kapsamında bulunan ülkelerin çoğunluğu zaten küresel güçlerin sömürüsü altındadır. Bu halk hareketleri, olsa olsa küresel güçlerin desteği ile halk önce birbiri içinde çatıştırılıp, Yugoslavya örneğinde olduğu gibi, Irak da olduğu gibi parçalanıp daha kolay lokma haline getirilme hareketleridir. 
Aklımızdan asla eksik etmediğimiz bir şey varsa o da küresel güçlerin oyunları bir gün başlarına dönecektir. Ancak bunun gerçekleşeceği zaman, kendi milli ve dini değerlerine sadık, başkalarının oyununa gelmeyecek nesiller yetiştirildiği zamandır...
Başkalarının değil, kendi devlet ve milletinin çıkarlarını öne çıkaracak kadro ve liderlerini yetiştirdiği zaman gerçekleşecektir.
Yoksa da küresel güçlerin oyunlarını halk hareketi zannedip avunur dururuz.
U.Kepekçi-TUNALIM...

BTP Facebook-Video linkleri

 

GÜNCEL VİDEOLAR
..
  • Kılıçdaroğlu, Prof.Dr.BAŞ'ın Projelerini Neden Uygulayamaz?..
  • Devlet Birdir ve Devletin Tek Bir Dili Olur..
  • Ne Zaman Bir ve Beraber Olduk, Bu Coğrafya Bize Hizmetkar Oldu..
  • Siyasilerin, Milleti Tek Bir Millet Yapması Lazım..
  • Benim Savaşım Türkiye'ye Göz Diken Leş Kargalarıyladır..
  • Türkiye Batıyor! Milletin Ayıkması, Kendine Gelmesi Lazım..
  • Mücadelimiz, M. Kemal'in İstiklal Mücadelesi'nin Aynısıdır..
  • Ehl-i Beyt Kur'an'ın Canlı Halidir..
  • Aşure Günü Hz.Hüseyin'e Matem Tutmak Bir Fazilettir..
  • İngiliz Ajanından, Aşure Matemi Üzerindeki Hesaplar..
  • İmam Hüseyin, Neden Kıyam Etmiştir?..
  • Hz. Hüseyin Kimdir?..
  • Allah Türk Milletine Uyarıcılar Gönderdi..
  • ABD'ye Sunulan Raporlar, Türkiye'nin İtibarını Düşürüyor..
  • Ulusal Cephenin Bir Bütün Olması Gerekmektedir..
  • TSK Yok Olursa Türkiye Yok Olur!..
  • Hz. Ali Kimdir?..
  • Her Alanda Birliğe ve Beraberliğe İhtiyacımız Var..
  • Füze Kalkanı Projesinin Asıl Sahibi ABD'dir..
  • Füze Kalkanı Sisteminin İlk Hedefi İran'dır..
  • NATO'nun Yeni Düşmanı İslam Dünyası..
  • Prof. Dr. Haydar Baş, Neden Siyasete Girdiklerini Anlattı..
  • Bu Bir Vatan Müdafaasıdır..
  • Bu Gaflet Devam Ederse Türkiye'nin Yarını Filistin Gibi Olur..
  • Özerklik Talepleri Kaynaklarımızı Ele Geçirmek İçindir..
  • Laiklik Batı'da Nasıl Ortaya Çıktı?..
  • Ehl-i Beyt Üniversitesi Kuracağız..
  • Başörtüsü Bir İnsan Hakkıdır..
  • Millet Olarak Ayıkmaya Mecburuz..
  • Füze Kalkanına Onay Verilirse, Tarihi Bir Hata Yapılır..
  • Hükümet Dikkatli Olmalıdır..
  • Prof.Dr.Haydar Baş, Verilen Talimatlara Dikkat Çekti..
  • M. Kemal Atatürk Kimdir? İşte Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk..
  • Prof.Dr.Haydar Baş Referandumdan Önce Defalarca Uyardı..
  • BTP Lideri'nden Cumhuriyet Bayramı Mesajı..
  • AB Çöküşe Mahkumdur..
  • Kıbrıs'tan Asker Çekme, Soykırım ve Açılımlar..
  • AB Neden Hrıstiyan Kulubüdür?..
  • Hesabı Olanlar Dini Donelerle Kimliği Yok Etmeye Çalışırlar..
  • Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar..
  • Sen Tarih Boyu Bir Kimliği Olan Yüce Bir Milletin Evladısın..
  • M.Kemal Atatürk'ü Örnek Almamız Lazım..
  • Anayasa Değişikliği ve Açılımlar..
  • Bizim Derdimiz AB'nin Geleceği Değil, Milletimiz..
  • Dış Politikada Dostumuzu Düşmanızımızı İyi Bilmeliyiz..
  • Tarım ve Hayvancılık Stratejik Mamüllerimizdir..
  • Ekümeniklik, Ruhban Okulu ve Azınlık Hakları..
  • Böyle Bir Lider Gördünüz mü?..
  • Milletin,Devletin Menfaatine Proje Üreten Tek Bir Parti Var..
  • Çözümün Tek Adresi BTP..
  • Oy Dilenmeye Gelmedim Sizi Kurtarmaya Geldim..
  • Prof Dr Haydar Baş İsrail Katliamı ve Terörü Değerlendirdi..
  • İsrail ve Terör Saldırıları Üzerine Müthiş Tespitler..
  • Prof Dr Haydar Baş'tan Kandil Sohbeti..
  • İmtiyazların Olduğu Ülkeye İdeal Ülke Denemez..
  • Medeniyetine Sahip Çıkan Milletleri Yok Edemezler..
  • Bu Millet Kardeştir, Tek Bir Milletiz..
  • M. Kemal Atatürk'ü Sevmek..
  • Referandumda Neye "evet" Dediler?..
  • İşte Bağımsız Türkiye Partisi'nin Hayır Gerekçeleri..
  • Prof.Dr.Haydar Baş, Türkiye'yi Bölme Oyunlarına Dikkat Çekti..
  • Ülke Bölünme Noktasına Geliyor..
  • Asker, Devlet ve Millet Hakkındaki Düşünceleri..
  • T.C. Devletimizi Kainatın Zirvesine Çıkaracağız..
  • Terör Sorunu Nasıl Halledilecek?..
  • Prof Dr Haydar Baş Gençlerin Sorularına Yanıt Verdi..
  • Soykırım İftirasının Altında Yatan Projeler..
  • Vatan Sevgisi İmandandır..
  • Dinler Arası Diyalog Oyunlarına Düşmeyelim..
  • Değerlerimizi Ayaklar Altına Alan Anlayışı Reddediyorum..
  • AB Reformları Türkiye'yi Karanlığa Sürüklüyor..
  • Biz Bir Milletiz
    EKONOMİ
    ..
  • Dünya İnsanlığı,Türk Milletinin İşyerlerinde Çalışacak..
  • Avrupa'ya Söz Verenler, Bu Millete Hiçbir Şey Veremezler..
  • Ev Hanımlarını İşçi Statüsüne Kavuşturacağız..
  • İşte Kaynaklarımız: Türkiye Kadar Kasa Yapsak, Bunu Almaz..
  • Üretimden Değil, Tüketimden Yola Çıkmamız Lazım..
  • Kaynaklarımız Yabancılara Değil, Milletimize Hizmet Edecek..
  • Avrupa ve ABD Çöküyor,Peşlerine Gidenler de Batmaya Mahkumdur..
  • Milli Ekonomi Modeli ile Batı, Türkiye'den İlim Aldı..
  • Nobelli J. Stiglitz, 8 Yıl Sonra BTP Lideri'nin Sözüne Geldi..
  • Ekonomist Selim Kotil, Milli Ekonomi Modeli'ni Anlatıyor..
  • Türkiye'de Ekonomik Çöküş Bankaların Yükselişiyle Olacak..
  • Ekonominin Dirilmesi Tüketicinin Güçlü Olmasına Bağlıdır..
  • Madenlerimizde, Yabancı Güçlerin Hesabı Var..
  • BTP Lideri'nden Topraklarınızı Satmayın Uyarısı..
  • Tüketici Sınıfı Ayağa Kaldırılmalıdır..
  • Toplumlara Tüketim Kabiliyeti Nasıl Kazandırılacak?..
  • Kan Dökülerek Alınan Madenler Yabancılara Teslim Edildi..
  • Türkiye'de Döviz Neden Düşük?..
  • Ekonomi İyiyse Devletin Kurumları Neden Satılıyor?..
  • Tüketim En Büyük Gelir Kaynağıdır..
  • Prof Dr Haydar Baş Vaatlerini Taahhüt Ettirmiş Tek Liderdir ..
  • AB'nin Çöküşünü Nasıl Tespit Etti ve Sebeplerini Anlattı..
  • Medya Milli Ekonomi Modeli'ne Neden Yer vermiyor?..
  • "Kaynak Nerede" Diye Soranların Asıl Amacı ..
  • 2005 MEM İstanbul Kongresi'nden..
  • Geçmişten Bugüne "AB Çökecektir" Tezi ..
  • Kapitalizmin Güçleri Çareyi MEM'de Buldu..
  • Engelli Vatandaşlarımıza Yönelik Projeler..
  • Milli Politikalarımıza Dönmeliyiz..
  • Modelimiz Dünyayı Kurtaracak Niteliktedir..
  • Tüketimin En Büyük Kaynak Olduğunu Duymadın Mı?..
  • Gurbetçi Vatandaşlarımıza Yönelik Projeler..
  • Milli Para Emeğin ve Üretimin Karşılığıdır..
  • Eğitim Politikası..
  • Milli Ekonomi Modeli'ni Uygulayan Venezuella..
  • Bir İnsanın Sözü Senettir..
  • Çözüm İflas Eden Kapitalizm Değil, Milli Ekonomi Modeli..
  • Bir Bilek Bir Yürek Olmaktan Başka Çaremiz Yok..
  • Tarımdaki Çöküşün Sebebi, Uygulanan AB Politikalarıdır..
  • Projeleri Haydar Bey'den Aldık..
  • Prof Dr Baş,Milli Ekonomi Modeli'nin Temel Pensiplerini Anlattı..
  • Piyasadaki Türk Lirası Neyin Karşılığında Basılıyor?..
  • "Nereden Bulacak" Diyenler Vatandaşlık Maaşı Vadediyor..
  • Alın Verin Ekonomiye Can Verin Projesinin Gerçek Sahibi..
  • Milli Ekonomi Modeli'nde Kadın ve Kadın Hakları..
  • Vatandaşlık Maaşı Projesinin Gerçek Sahibi
    ARŞİV (DOSYA PROGRAMI'NDAN)
    ..
  • Zaman Tüneli-1 : Kukla Devlet Kurma Planları..
  • Zaman Tüneli-2 : Körfez Harekatlarının Nihai Hedefi..
  • Zaman Tüneli-3 : Kukla Devlet Hukuksal Zemine Oturtulursa..
  • Zaman Tüneli-4 : Bölünme Sürecinin Arkasında Kimler Var?..
  • Zaman Tüneli-5 : Asıl Hedef Büyük Ermenistan..
  • Zaman Tüneli-6 : İşte Tarihi Tespitler..
  • Zaman Tüneli-7 : Biz bir milletiz...
  • Zaman Tüneli-8 : Bu açılım Kürt açılımı olamaz...
  • Zaman Tüneli-9 : Dünya ekonomi literatürüne giren ilk Türk. ..
  • Zaman Tüneli-10 : AB bizi kendi içerisine almak istemiyor. ..
  • Zaman Tüneli-11 : AB'nin gündeme gelmesi..
  • Zaman Tüneli-12 : Türk insanı Avrupalı olamaz..
  • Zaman Tüneli-13 : Batı Teslimiyeti ve Gizli Anlaşma..
  • Zaman Tüneli-14 : AB'nin istekleri Sevr'den farksız...
  • Zaman Tüneli-15 : AB Türkiye'yi bölmeden kabul etmez...
  • Zaman Tüneli-16 : En fazla birlik mesajı veren lider oldu. ..
  • Zaman Tüneli-17 : Şer odaklarına dikkat çekti...
  • Zaman Tüneli-18 : Kuvva-yı Milliye ruhunu gündeme getirdi...
  • Zaman Tüneli-19 : Büyük milletlerin büyük orduları vardır...
  • Zaman Tüneli-20 : Dini birliğimiz milli birliğimizdir.
    MİLLİ EKONOMİ MODELİ (ARŞİV)
    ..
  • Bu sistem miadını tamamlamıştır...
  • Prof Dr Haydar Baş, Kapitalizmin çöküşünü tespit etti...
  • Mevcut sistemin eksiklerini anlattı...
  • Türkiye para basarsa enflasyon olur mu?..
  • Türkiye'deki enflasyonun kaynağı maliyettendir...
  • Dünya Milli Ekonomi Modeli'yle tanıştı.
    MİLLİ EKONOMİ MODELİ HAKKINDA GÖRÜŞLER
    ..
  • Prof.Dr. V.A. Lisichkin - Rusya Bilimler Akademisi..
  • Prof.Dr. Ernst Zurek - Almanya Bonn Üniversitesi..
  • Prof.Dr. Gorgla Chobanav - Bulgaristan Sofya Üniversitesi..
  • Prof.Dr. Francesco Daveri - İtalya Parma Üniversitesi..
  • Prof.Dr. Muhammed El Faruki - Illinois Üniversitesi ABD..
  • Prof.Dr. Viktor Minin - Rusya Bilimler Akademisi..
  • Goulnur Baltanova - Kazan Devlet Üniversitesi..
  • Mustafa Çınkı - Araştırmacı Yazar..
  • Prof.Dr. Viktor Volkonskiy - Rusya Bilimler Akademisi..
  • Prof.Dr. Sabden Orazalı - Kazakistan İktisat Enstitüsü Başkanı..
  • Prof.Dr. Lyudmilla Şibarşova - Taşkent Devlet İktisat Üniv...
  • Prof.Dr. Valeriy Lebedev - Rusya Bilimler Akad...
  • Prof.Dr. Hans Peter Aubauer - Avusturya..
  • Doç.Dr. Irina Hundt - Almanya Drer Üniversitesi..
  • Prof.Dr. Hortenzia Hosszu - Macaristan Miskolic Üniversitesi..
  • Prof.Dr. Cornelia Versteegh - Hollanda Amsterdam Üniv...
  • Prof.Dr. Herman Knoflacher - Avusturya Viyana Üniv...
  • Prof.Dr. Yuri Gavriletz - Rusya Moskova Devlet Üniversitesi
    TARIM POLİTİKASI
    ..
  • "Tarım stratejik bir üründür."..
  • Sosyal devlet anlayışının tarım köylüsüne sağladığı imkânlar...
  • Prof Dr Haydar Baş tarım kesimini uyarıyor..
  • Milli Ekonomi Modeli'nin temelleri ve uygulanışı
  • MİLLİ İTTİFAK ŞART

     

    BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, Türkiye’nin bekasının tehlikede olduğuna işaret ederek, “Maneviyatı, kültürü, siyaseti, medeniyeti bir ve beraber olan arkadaşlarımızın, kanaat önderlerimizn, düşünürlerimizin, partilerimizin biraraya gelmesi lazım” dedi

    Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları değerlendirdi. Bugün Türkiye’nin artık sağ " sol ve Alevi " Sünni kavgalarını geride bıraktığına işaret eden BTP Lideri, olayın mandacılılarla ulusalcıların kavgasına dönüştüğünü vurguladı. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi:

    “Mandacılar ellerine geçirdikleri imkanlarla Türkiye’nin siyasetini, kültürünü, maneviyatını ve dinini maalesef yoketmeye çalışıyor. İlaveten bu mandacılar ABD’nin verdiği talimatla birlikte Türkiye üzerinde vatanın bölünmesi de dahil hiçbir girişime tepki göstermiyorlar. ‘Bunda bir rahmet, bereket vardır’ gibi İslam’la uzaktan ve yakından alakası olmayacak tarzda bir Deccal tavrı ortaya koymaktadırlar. Bunlar iktidardadır, muhalefettedir, oradadır, şuradadır... Ben bir kurumdan bahsetmiyorum. Bir zihniyetten bahsediyorum. Türkiye maalesef bu zihniyetin işgal sürecine girmiştir.”

    Yapılması gerekenler

    Türkiye’nin içinde bulunan durumu bu şekilde özetleyen Haydar Baş, ne yapılması gerektiği konusunda ise şunları söyledi:

    “Bu zihniyetin işgal sürecinden Türkiye’yi koruyacak olan siyaset mekanizmasıdır. Maneviyatı, kültürü, siyaseti, medeniyeti bir ve beraber olan arkadaşlarımızın, kanaat önderlerimizn, düşünürlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, partilerimizin biraraya gelmesi lazım. Bunlar biraraya geldiği zaman çok ciddi bir netice ortaya çıkacaktır. Barajı aşmak değil, iktidar olmak gibi bir neticeyle bu birliktelik karşı karşıya kalacaktır. Bunda kimsenin kuşkusu olmasın!”

    2011’de birlik olunmalı

    “Partiler 12 Eylül referandumunda ortaya koydukları tavrı, 2011 seçimlerinde de ortaya koymalı” diyen BTP Lideri Prof. Dr. Baş, kişisel çıkarların bir tarafa bırakılarak memlekete hizmet mantığı ile hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: “Elimizde bir netice var. Halkın yüzde 42’si HAYIR dedi. Yüzde 58’e gelince, halkın bir bölümü sandığa gitmediği için görüntü o şekilde ortaya çıkmıştır. Onları da ‘hayır’ cephesine dahil ettiğimiz zaman, yüzde 58 hayır, yüzde 42 evet’tir. 12 Eylül’de oluşan cephe ortaya konulduğunda, bu birliktelik sağlandığında ortaya çıkacak olan ittifak en az 10 puan farkla Türkiye’nin iktidarına namzet olacaktır. Onun için partilerimiz, sağduyulu arkadaşlarımız, kanaat önderlerimiz bir araya gelip bu ittifakı kurmaya mecburdur. Burada ufak tefek takıntılara yer vermemek gerekir. ‘Ene"benlik’leri bir tarafa bırakmak gerekir çünkü Türkiye’nin varlığı, bekası, ekonomisi, devletinin iradesi sözkonusu olduğu için bu birlikteliğe hepimiz destek vermeliyiz.”..TUNALIM...


    TUNALIM

    FLAŞ BELGELERİN DÜNYA SİYASETİNE YANSIMASI (BBC-NEWS us canada )

    Wikileaks release of embassy cables reveals US concernsUN Security Council 

    Whistle-blowing website Wikileaks has released extracts from secret messages sent by US embassies which give an insight into current global concerns.

    They include reports of some Arab leaders - including Saudi Arabia's King Abdullah - urging the US to attack Iran and end its nuclear weapons programme.

    Other concerns include the security of Pakistani nuclear material that could be used to make an atomic weapon.

    The widespread use of computer hacking by China's government is also reported.

    The US government condemned the release of the documents, which number in the hundreds of thousands, saying they put the lives of diplomats and others at risk.

    The founder of Wikileaks, Julian Assange, countered by saying the US authorities were afraid of being held to account.

    The leaked US embassy cables, published at length in newspapers including the New York Times and the UK's Guardian, also reportedly include accounts of:

    US officials were told to spy on the UN's leadership
    • Iran attempting to adapt North Korean rockets for use as long-range missiles
    • Corruption within the Afghan government, with concerns heightened when a senior official was found to be carrying more than $50m in cash on a foreign trip
    • Bargaining to empty the Guantanamo Bay prison camp - including Slovenian diplomats being told to take in a freed prisoner if they wanted to secure a meeting with President Barack Obama
    • Germany being warned in 2007 not to enforce arrest warrants for US Central Intelligence Agency officers involved in an operation in which an innocent German citizen with the same name as a suspected militant was abducted and held in Afghanistan
    • US officials being instructed to spy on the UN's leadership by Secretary of State Hillary Clinton
    • The very close relationship between Russian PM Vladimir Putin and his Italian counterpart Silvio Berlusconi
    • Alleged links between the Russian government and organised crime
    • Yemen's president talking to then US Mid-East commander General David Petraeus about attacks on Yemeni al-Qaeda bases and saying: "We'll continue saying the bombs are ours, not yours"
    • Criticism of UK politicians including Prime Minister David Cameron
    • Faltering US attempts to prevent Syria from supplying arms to Hezbollah in Lebanon

    The leaked embassy cables are both contemporary and historical, and include a 1989 note from a US diplomat in Panama City musing about the options open to Panamanian leader Manuel Noriega and referring to him as "a master of survival" - the author apparently had no idea that US forces would invade a week later and arrest Noriega.

    In a statement, the White House said: "Such disclosures put at risk our diplomats, intelligence professionals, and people around the world who come to the United States for assistance in promoting democracy and open government.

    "President Obama supports responsible, accountable, and open government at home and around the world, but this reckless and dangerous action runs counter to that goal."

    Earlier, Wikileaks said it had come under attack from a computer-hacking operation.

    "We are currently under a mass distributed denial of service attack," it reported on its Twitter feed.

    No-one has been charged with passing the diplomatic files to the website but suspicion has fallen on US Army private Bradley Manning, an intelligence analyst arrested in Iraq in June and charged over an earlier leak of classified US documents to Mr Assange's organisation.

    Wikileaks argues that the site's previous releases shed light on the wars in Afghanistan and Iraq.

    Have you seen anything in the documents you would like to share with the BBC? Contact us using the form below

    Analysis

    The fact that the Saudis, Jordanians and others are deeply suspicious about Iran's intentions is well known. What has not been known until now is how strongly they have been pressing for American military action.

    The leaks do not tell the Iranians anything they did not suspect, or perhaps have already picked up themselves.

    But they will sharpen the debate over Iran's nuclear plans, and about the chances of military action by the Americans - or the Israelis.

    The leaks are deeply embarrassing for the Americans, and will infuriate Arab leaders whose remarks have been quoted.


    TUNALIM

    ABD-AKP İŞBİRLİĞİ WIKILEAKS’LE ÇIRILÇIPLAK

    WikiLeaks’in yayımlamaya başladığı belgelerin ilk partisi, ABD-AKP işbirliğini çırılçıplak ortaya sermiş vaziyette. Kürt Açılımı’ndan AB sürecine, İsrail’le ilişkilerden AKP’nin yolsuzluklarına kadar pek çok şey “belgeli” olarak artık kanıtlanmış durumda…

    KÜRT AÇILIMI

    Örneğin, Eski ABD Büyükelçisi James Jeffrey, Kürt Açılımı konusunda şöyle diyor: “Büyükelçiliğimiz, bizim verdiğimiz istihbarat desteğiyle PKK’ya karşı kazanılan askeri başarının, sivillere bu açılımı yapmak, Mesut Barzani ve diğer Kürtler ile doğrudan ilişki kurmak için siyasi alan yarattığına inanıyor”. Kürt Açılımı tam da bu işte: AKP üzerinden Türkiye’ye Barzani’yi ve devletini kabul ettirme…

    İRAN

    Örneğin, AKP’nin İran-İsrail-Suriye ilişkilerinin tamamen ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne uyumlu olduğu da ortaya çıktı. ABD adına Ortadoğu’da görev üstlenen AKP, sözde İsrail karşıtı görüntü sergileyip, hem Arap ülkelerinin liderliğine soyunuyor hem de İran’ı yalnızlaştırıyordu. İşte bu gerçek, ABD Büyükelçisi James Jeffrey’in ağzından belgeye şöyle yansıyordu: “Eğer Türkler, Suriye’yi İran’dan ayırmak konusundaki isteklerinde ciddilerse, bu konuda telefon defteri değerinde tartışmalı protokoller imzalamak yerine, gerçek başarılar elde etmeye başlamaları halinde, bu hepimizin çıkarına olur...”

    İSRAİL

    İsrail’le izlenen kontrollü gerilim de Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Burns arasındaki ikili temasta gün yüzüne çıkıyor. Buna göre, Sinirlioğlu, yaşanan gerilime rağmen, Erdoğan’ı Netenyahu ile bir araya getirmeyi arzuladıklarını beyan ediyor.

    FÜZE KALKANI

    AKP’nin sözde füze kalkanına karşıymış gibi davranmasının da, tamamen tabanından gelecek tepkilere karşı planlandığı belgelerde ortaya çıktı. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Washington’a yazdığı bilgi notunda, AKP hükümetinin füze savunma sistemini kendi kamuoylarına anlatabilmek için, “NATO ile bağlamaya ihtiyaç duyduklarına” dikkat çekiyor ve şu gerçeğin altını çiziyor:  “Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin bu füze sistemine katılımının, ileride bir İran saldırısına karşı İsrail’e savunma sağlamasından endişeli...”

    AZERBAYCAN

    Belgeler sayesinde, AKP’nin ABD için Kafkasya’da uyguladığı politikaların, Azerbaycan’ın çıkarlarına aykırı olduğu da kanıtlanmış oldu. Aliyev belgelerde, açıkça “Erdoğan hükümetinden hazzetmediğini” ifade ediyor.

    AB ÜYELİĞİ

    Yine belgelerde, aslında Türkiye’nin AB’ye asla üye olamayacağı da sergileniyor. Türkiye’nin AB kapısına, üye yapılmamak üzere bağlandığı gerçeği, belgelerle somutlanıyor.

    YOLSUZLUK

    İsviçre’de sekiz ayrı banka hesabı; ihale yolsuzlukları; İran doğal gazından pay alımları; Trabzon belediyesini CHP’den alabilmek için Bakan Faruk Nafiz Özak’ın önce Trabzonspor başkanı yapılması, ardından da kulübe para akıtılması; Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, vatandaşı olduğu İngiltere’de bir grup yatırımcıya, “Doğan hisselerinizi satın, çünkü onlar gidici” demesi; Hikmet Balduk, Cüneyd Zapsu ve Mücahit Arslan’ın ihalelerde etkin olduğu; Aksu ve Tüzmen gibi bakanlarla, Müezzinoğlu gibi parti yöneticilerinin yolsuzluklara bulaştığı; AKP’li Bakan Abdülkadir Aksu’nun eroin işine bulaşmakla suçlanması, Emine Erdoğan’ın Tayyip Erdoğan’ı “Allah’a inanan ama Allah’a güvenmeyen” şeklinde tanımladığının bir belgede yer alması…
    Bakanların ilişkileri, düşkünlükleri gibi ayrıntılara ise basın-yayın ilkeleri gereği hiç girmiyoruz…

    SONUÇ

    251 bin 287 belgeden henüz çok azı bu denli kirli ilişkiyi ortaya çıkardığına göre, bakalım belgelerin tamamı yayınlandığında nasıl bir tabloyla karşı karşıya olacağız?!

    Mehmet Ali Güller                                                                                  TUNALIM...

    YENİDEN ÇANAKKALE RUHU


    Değerli bir dostum sağ olsun gönderdiği bir mailde Çanakkale ruhunu yeniden hatırlamamıza vesile oldu. “Çanakkale’de yaşanmış bir olay” isimli yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum. Okuyalım ve tefekkür edelim.
    “Çanakkale Savaşı sırasında Kocadere köyünde büyük bir yaralı sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı, kimi Maraşlı, kimi Bosnalı, kimi Adıyamanlı, kimi Bingöllü, kimi Halepli çok sayıda yaralı getiriliyor...
    Bunlardan biri Lapseki’nin Beybaş köyündendir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir. Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır. Nefes alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından:
    – Ölme ihtimalim çok fazla... Ben bir pusula yazdım... Arkadaşıma ulaştırın, der. Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur:
    – Ben... Ben köylüm Lapsekili İbrahim Onbaşından 1 Mecit borç aldıydım. Kendisini göremedim. Belki ölürüm. Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin.
    – Sen merak etme evladım, der komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle okşar. Ve az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözü de:
    – Söyleyin hakkını helal etsin, olur...
    Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar getiriliyor. Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor. Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor. İşte yine bir künye ve yine bir pusula. Komutan gözyaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır. Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine nede gözyaşlarına engel olamaz...
    Pusuladaki not:
    Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil’e 1 Mecit borç verdiydim. Kendisi beni göremedi. Biraz sonra taarruza kalkacağız. Belki ben dönemem. Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim.
    Siz bu olayın neresindesiniz?
    Bu millet o zamandan bu zamana hangi özelliklerini kaybetti ve ısrarla kaybettirilmeye devam ediyor da bu hale geldi düşünmek gerek...”
    İşte ısrarla üzerinde durmaya çalışarak; “Çanakkale ruhunu sürekli kılmak gereklidir” derken bunu söylemek istiyoruz. Bu ruhtur ki; aziz milletimizi en olumsuz şartlarda bile zaferlere ulaştırmıştır. Allah’a kulluk şuuruna erişmiş, kul hakkına titizlikle riayet eden, haramı– helali bilen, hiçbir etnik ayrılığı ayrılıktan saymayan, yürekleri Allah ve vatan için çarpan bir ruh.
    Aziz Türk milletinin şanlı tarihine zeval gelmesini istemeyenler; “Çanakkale ruhunu” sürekli kılmanın gayretini ortaya koymak zorundadırlar...
    Selâm olsun Lapsekili İbrahim Onbaşıya,
    Selâm olsun Beybaşlı Halil’e,
    Selâm olsun bu topraklar için can verenlere,
    Selâm olsun bu vatanın her karış torağını canından aziz bilenlere.
    U.Kepekçi-TUNALIM...

    SEKiZ YIL ÖNCEDEN BUGÜNÜ ÖNGÖRDÜ

    Adana’daki Ekoanaliz programında “Stiglitz’i kâhin ilan eden medya bizden bir tek satır bahsetmiyor” diyen Prof. Dr. Haydar Baş ise “bu millet üzerinde hesabı olanlar bu milletin evlatlarını milletten…
    Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın 8 yıl önce ortak para birimine geçildiği gün “bu AB’nin sonu olur” şeklindeki tespiti aralarında Joseph Stiglitz’in de bulunduğu ünlü ekonomistler tarafından ancak şimdi idrak edilebildi.

    Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Adana’dan canlı yayınlanan Ekoanaliz programına konuk oldu. Programda siyasi ve ekonomik gündeme ilişkin soruları cevaplandıran Prof. Dr. Haydar Baş’a İlim Vakfı tarafından plaket verildi. Plaketin gerekçesi ise Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz’in “Avrupa Birliği kendini kurtarmak için ortak para birimi euro’dan vazgeçmeli” sözleriydi. Stiglitz’in bugün idrak ettiği ortak para birimi gerçeğini Milli Ekonomi Modeli’nin sahibi olan Prof. Dr. Haydar Baş’ın 8 yıl önceden haber verdiğini ifade eden Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu programda şöyle konuştu: “Stiglitz’e öğleden sonra günaydın diyoruz. Prof. Dr. Haydar Baş Avrupa Birliği euroya geçerken Berlin’de işin merkezinde bu açıklamayı yapmıştı. O günden bu güne olaylar büyüdü. Artık mızrak çuvala sığmaz oldu ve ekonomide Nobel ödülü almış olan Prof. Dr. Stiglitz bugün bunu tespit etti. İşte Prof. Dr. Haydar Baş’la diğerlerini farkı bu. İlim Vakfı bu sebeple Prof. Dr. Haydar Baş’a bu ödülü vermişlerdir.”

    Milletin bizi görmesini istemiyorlar

    Adana’daki Ekoanaliz programında “Stiglitz’i kâhin ilan eden medya bizden bir tek satır bahsetmiyor” diyen Prof. Dr. Haydar Baş ise “bu millet üzerinde hesabı olanlar bu milletin evlatlarını milletten saklıyor” dedi. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: “Türkiye üzerinde hesabı olanlar Türkiye’ni hakiki evlatlarını tanıtmak istemiyorlar. Bu vatana bu millete bu devlete bu kültüre, siyasete ve medeniyete sahip çıkacağı gerekçesiyle onu tanıtmak istemiyorlar. Bunların bağlı bulundukları merkez 1995 yılında Ankara’da bana geldi. Ben onları elimin tersiyle kovdum. Sevgili arkadaşlar size şunu söylüyorum; Ben bu işi çok iyi biliyorum Endişe etmeyin, el ele verelim. Onların bizi bilmesi önemli değil. Onlar bilse ne olacak bilmese ne olacak? Bildiklerini itiraf etseler ne olacak, etmeseler ne olacak? Ama bizim bizi bilmemiz çok büyük bir hünerdir. Bunu yapacağız.”

    Avrupa’nın bugününü öngörmüştü


    AB ortak para birimine geçtiği gün Almanya’daydım” diyen BTP Genel Başkanı, o dönem yaptığı uyarıları Adana’da hatırlattı. Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Ortak para birliğine geçtiğinde Avrupa’daydım. Almanya’da o gün, “Euroya geçmekle birlikte Avrupa korkunç bir enflasyon yaşayacak, bu bir. İkincisi, emisyonunu genişletme imkânını bulamadığı için devletler senyoraj hakkını kullanamayacak ve korkunç bir para darlığı başlayacak. Mesela Almanya’da bu para darlığını aşmak için borçlanacak. Bu borçlanma neticesinde de Türkiye’nin yaşadığı kaderi yaşamak zorunda kalacaklar. Benim kanaati şahsiyem bu 10–15 yıl arası süreçte Avrupa Birliği çökmeye mahkûm kalacaktır. Bunu böyle bilin dedim. Ondan sonra da konferanslarımızda, uluslar arası toplantılarda hep bunu anlattık. O günün sebepleri arasında bir, Avrupa yeraltı kaynaklarını bitirmiştir. İki, Avrupa’nın gençliği bitmiştir, ihtiyar bir nüfus kalmıştır. Üç, emisyonunu genişletip para basma hakkını kaybetmiştir. Dolayısıyla da Avrupa batmaya mahkûmdur, diye böyle üç tane sebep ardı ardına sıralamıştım. Hollanda’dan gelen akademisyenlerden Cornella Verstech Hanımefendi bunu duyuyor. ‘Sayın Baş böyle konuşarak hamaset mi yapıyor? diye düşündümdiyor. Milli Ekonomi Modeli kitabını okuyunca iseAvrupa Birliği’nin geleceği Haydar Baş’ın kurallarını uygulamasına bağlıdiyor.”

    Türkiye parçalanmaya doğru sürükleniyor

    Almanya eski Dışişleri Bakanı Joschka Fischer’in “Ankara’nın kapısını çaldığımızda evde kimse olmayabilir” sözleri de BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın gündemindeydi. Bu konuda Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: “Bu ne demektir. Evde kimseyi bulamayacağız. Yani Türkiye diye bir millet olmayacak. Senelerden beri bendenizin de yüce milletimize anlatmaya çalıştığım bu. Bakın her gelişmede bakıyorsunuz Türkiye’nin parçalanması için adımlar atılıyor. İnsan hakları ve demokrasi gibi uydurma sözlerle Türkiye’yi yarını belli olmayan bir meçhule doğru sokuyorlar. Onun için aklımızı başımıza almalıyız. Ülke bizim ülkemiz. Bu vatan bizimdir ve bizim kalacaktır. Ama ona sahip çıkarsak.”
    http://www.dailymotion.com/video/xf78w0_sekiz-yil-onceden-bugunu-ongordu_news
    TUNALIM...

    BTP MUTLAKA İKTİDAR OLMALI

    “Anadolu üzerinde çok büyük hesaplar var” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Eğer bu gaflet devam ederse Türkiye’nin yarını Filistin ve Irak gibi olur. Bizi hiç kimse de kurtarmaz” dedi.Anadolu’yu il il dolaşan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof.
    Dr. Haydar Baş’ın son durağı Şanlıurfa konuştu. “Vatanını, milletini, devletini,
    dinini, örfünü, adetini, geleneğini, askerini ve sivilini bir bilip kucaklayan
    ve bunlara sahip çıkan ikinci bir kadro yoktur” diyen Bağımsız Türkiye Partisi
    Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, BTP kadrolarını böyle tarif etti. Siyasi ve
    ekonomik gündemi değerlendiren BTP lideri Urfalılara siyasete neden girdiğini
    anlattı. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Telekom, Pektim, Tüpraş, Erdemir ve
    POAŞ gibi milyarlarca dolara mal olan şirketler satılıyor, yollar ve köprüler
    satılıyor. Canım bana ne, deyip bir kenarda da oturabilirdik. Ama baktık ki bu
    satılanlarla bu iş bitmeyecek. Dinimizi de sulandırmaya başladılar. Medeniyetler
    ittifak, dinlerarası diyalog, dinlerin eşitlenmesi… Yani bir din ki haktır, bir
    dinki batıldır, onu sen getirip hak olan dinle eşitliyorsun. Dini refüze
    ediyorsun.”

    İş başa düştü

    Parti kurmadan önce Türkiye’nin her alanda kuşatılmışlık içinde olduğunu
    gördüklerini ve bu durumu çözüm yollarıyla birlikte tüm siyasi partilere rapor
    olarak sunduklarını ifade eden Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr.
    Baş sözlerine şöyle devam etti: “Hepsi bila istisna bu dertlerin varlığında
    şüphelerinin olmadığını söylediler. Hal çaresi olarak evet denildi ama yıllar
    geçtiği halde hiçbir şey yapmadılar. Bunun üzerine arkadaşlarımız iş başa düştü
    dediler. ‘Biz bir siyasi harekete başlamalıyız. Milletin karnını doyurmalı ve
    sırtını giydirmeliyiz. İşsize iş bulmalıyız. Güneydoğu’da bir problem varsa
    burada bir hastalık var demektir. Bu hastalığı da tedavi etmeliyiz. Yara vücutta
    kaldığı sürede tedavi etmezseniz burası kangren olacaktır’ denildi. Az evvel
    söylediğim bir kulluk gereği olan itikadımızın da korunması için ‘biz siyasette
    olmamız lazım’ dediler.

    Türkiye’nin zenginliği gizleniyor

    “Stratejik konumu ve zengin yeraltı kaynakları bakımından dünyanın en değerli
    coğrafyasında yaşıyoruz” diyen Prof. Dr. Haydar Baş dikkat çekici açıklamalar
    yaptı. BTP Lideri şöyle konuştu: “bir adam ilim adına 3 katrilyon dolarlık
    servetin on binde biri değerini söylüyor. Yani bu ihanet de değil, bu gaflet de
    değil. Bu çok farklı bir şey. Yani sen benim servetimi elimden alacaksın benim
    hiçbir şeyden haberim olmayacak.”

    Partiler millete hizmet için vardır

    Bu açıklamalardan sonra sözü Milli Ekonomi Modeli’nde yer verdikleri
    vatandaşlık maaşı, ev hanımlarına maaş gibi sosyal devlet projelerine getirdi.
    “Partiler millete hizmet vardır” diyen Prof. Dr. Baş vatandaşlara şu ana kadar
    desteklediğiniz partiler hangi ihtiyacınızı giderdi diye sordu. BTP Genel
    Başkanı şöyle konuştu: “Önce hatırlarsanız bize dediler ki; ‘Atıyorsunuz nereden
    yapacaksınız? Hani nerede kaynak?’ Yahu ben ona 3 katrilyon dolarlık servetten
    bahsediyorum, o ‘sen nereden bulacaksın’ diyor.” Sağlıkta, eğitimde, maliyede,
    tarımda, hayvancılıkta, madencilikte ve ticarette millete hizmet verdiler mi?
    Vermediler. O zaman niye tutuyorsunuz bunları? Türkiye’de planı, programı,
    projesi olan kabul etseniz de etmeseniz de Bağımsız Türkiye Partisi ve Prof. Dr.
    Haydar Baş var.”

    BTP mutlaka iktidar olmalı

    “Eğer bu gaflet devam ederse Türkiye’nin yarını Filistin gibi olur” diye
    konuşan Prof. Dr. Haydar Baş bu konuya ilişkin açıklamalarını şu kritik
    uyarılarla noktaladı: “Şimdi bu ülkenin bir Irak, bir Filistin olmasını
    istemiyorsak, Bağımsız Türkiye Partisi’ni iktidar etmeye mecburuz arkadaşlar.
    Bakın Filistinlilere rahmetli Abdülhamit dedi ki, ‘bu toprakları satıyorsunuz,
    bedava buldunuz. Sonra kendinize vatan ararsınız, ama bulamazsınız.’ Eğer bu
    gaflet devam ederse Türkiye’nin yarını yeminle konuşuyorum bir Filistin olur.
    Bizi hiç kimse de kurtarmaz. Niye? Çünkü bu coğrafya üzerinde çok ama çok millet
    ve devletlerin hesabı var.”
    TUNALIM...